MakineMuhendislik

SAVUNMA SANAYİİ’ DE KULLANILAN MALZEMELER

1. Savunma Sanayii Nedir?

Ulusal savunma alanında ihtiyaç bulunan araç ve gereçlerin üretimini sağlayan sektör diyebiliriz. Daha kapsamlı olarak ele alacak olursak konuya şöyle başlayabiliriz: Kendi sınırlarını belirlemiş her ülke, kendi devamlılığını sağlayabilmek için bu sınırları korumakla yükümlüdür. Ülkeler bu sınırları koruyabilmek için insan gücünden oluşan, doğrudan koruyabilecek ya da gerekli araç gereci kullanabilecek ordunun yanı sıra tüm bu durumlar için gerekli araç gereçleri de edinebiliyor olması gerekir. Bu sektör gelişmiş ülkelerde ekonominin önemli bir kısmını oluştururken, daha az gelişmiş ülkelerde ise kaynağın aktarıldığı ve gelişimine öncelik verilen sektörlerdendir. Savunma sanayisi genellikle ülkelerin kendi ulusal sermayeleri tarafından üretilir. Üretilen ürünlerin niteliği ve üretimin gerçekleşmesi için gereken sermaye hacmi öte yandan güvenlik açısından bir yere bağlı olmama durumu ülkeleri bu alanda, kendi yatırımlarını yapmaya zorlamıştır. Bu alanda üretilen ürünler tanklar, insansız hava araçları, silah, uçak, helikopter ve benzeri savunma alanında dair her şeydir. Bazı ülkeler nükleer silah alanında da yatırım yapmaktadır. Her ne kadar nükleer silahları kullanmak uluslararası hukuka göre sivil halkı yok etmeye dayalı olduğu gerekçesiyle suç sayılsa da ülkeler bu silahları hem savunma hem de tehdit amacıyla geliştirip ellerinde bulundurmaktadırlar. Günümüzde savunma sanayisi en gelişmiş olan ülkeler İsrail, Amerika Birleşik Devletleri gibi hem ekonomik alanda gelişmiş hem de siyasal konumlanışı sebebiyle stratejik noktalarda bulunanlardır. Ülkemiz cumhuriyetin ilanından sonra ekonominin toparlanma süreci ile birlikte savunma sanayisine sahip değildi ve genellikle bu alanda ihtiyaç bulunan araç ve gereçleri diğer ülkelerden temin ediyordu. Fakat ASELSAN’ın kurulması ile birlikte başta temel ihtiyaçlar karşılandı. Mevcut koşullarda ise tank, silah, uçak, helikopter, insansız hava aracı gibi en temel savunma gereksinimlerinin üretimi noktasında dışa bağımlı bir halden kurtulmuştur ve kendi savunma gereçlerini kendisi üretmeye başlamıştır.

2. Türkiye’de Savunma Sanayii Tarihçesi

Türkiye’de savunma sanayiinin gelişmesini dört dönemde incelemek uygun olur. Birinci dönem 1923-1950 arası, ikinci dönem 1950-1974 arası, üçüncü dönem 1974-1998 arası, dördüncü dönem 1998 sonrası. Şimdi sırayla bu dört dönemde Türk savunma sanayiini inceleyelim.

2.1. 1923-1950 Arası Dönem:

Bilindiği gibi büyük Atatürk askeri zaferlerin ekonomik zaferlerle taçlandırılması gerektiğini söylemiştir. Dolayısıyla Atatürkçülüğün etkin olduğu bu dönemde sanayileşme bir Devlet politikası olarak desteklendi.  Devlet sanayileşmeye öncülük etti. Fertler tarafından yapılamayacak büyük sanayi kuruluşları Devlet tarafından finanse edilerek inşa ettirildi. Şeker fabrikaları, tekstil işletmeleri açıldı. Savunma sanayii sektöründe de Devlet 1950 yılına kadar savunma sanayiinin geliştirilmesini destekledi ve ulusallık (millilik)  politikası uyguladı. Savunma sanayii kuruluşlarının çoğunluğu devlet kuruluşuydu, daha sonra bunlar en büyük ulusal savunma sanayii kuruluşu olarak Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nu oluşturdu. Savunma sanayiinin ulusallığı temelini güçlendirmek için teknik eğitimin başlatılması ve gerekli teknoloji merkezlerinin kurulması desteklendi. Örneğin ulusal havacılık sanayiinin kurulması için Ankara’da uçak ve motor fabrikası kuruldu, test çalışmaları için gerekli rüzgar tüneli inşa ettirildi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde uçak mühendisliği bölümü açıldı. Savunma sanayiinin ulusallığına ve özgün teknoloji üretimine o denli önem veriliyordu ki, tasarım ve test çalışmaları için gerekli rüzgar tünelinin 1947’de başlayan inşaatı 1950’de bittiğinde harcanan para, o günkü devlet bütçesinin üçte biri kadardı.

2.2. 1950-1974 Arası Dönem:

Bu dönemde Devlet savunma sanayiini güçlendirme uygulamasını terk etti. Örneğin 1950’de yapımı tamamlanan rüzgâr tüneli hiç kullanılmadı. Ana savunma sistemlerinin yabancılardan yardım, borçlanma veya satın alım yoluyla sağlanmasına başlandı. Savunma sistemleri için daha da önemli olan özgün teknoloji üretimi tamamen ihmal edildi.

2.3. 1974-1998 Arası Dönem:

1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ülkemize uygulanan silah ambargosu üzerine savunma sanayiinin geliştirilmesi için yeni bir girişim başlatıldı. Önce “askeri vakıflar” daha sonra da “Devlet” değişik uygulamalarla yeni şirketler kurdular veya kurulmasını desteklediler. Ancak bu girişimler belirlenmiş herhangi bir politika veya stratejiye dayanmıyordu. Aselsan, Havelsan, İşbir, Aspilsan bu dönemde kurulan askeri vakıf şirketleridir.

Yerli savunma sanayiini geliştirme konusundaki Devlet girişimi ise askeri vakıf girişimlerinden daha sonra MSB’ye bağlı olarak kurulan Savunma Sanayiini Destekleme İdaresi tarafından başlatılmıştır. Aynı zamanda oluşturulan Savunma Sanayiini Destekleme Fonu’nu kullanan bu kuruluş daha sonra Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na (SSM) dönüştürülmüştür.

2.4. 1998’den Günümüze Kadar Olan Dönem:

Bu döneme yeni Türk Savunma Sanayii Politikası ve Stratejisi Esasları (TSSPSE) damgasını vurmaktadır.

Türkiye 1990’ların sonunda 70’li yıllardan beri uygulaya geldiği savunma sanayii geliştirme çalışmalarıyla oldukça deneyim kazanmıştı. Bu  çalışmalarını, edindiği deneyimlerin ışığında, bir politikaya ve stratejiye bağlamak istedi. İşte “Türk Savunma Sanayii Politikası ve Stratejisi Esasları” (TSSPSE) 1975 – 1988 yılları arasında sürdürülen savunma sanayii geliştirme çalışmalarından edinilen deneyimlerin ışığı altında geliştirilmiş bir dokümandır.

20 Haziran 1998 tarihinde 98/11173 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı olarak Resmi Gazetede yayınlanan “Türk Savunma Sanayii Politikası ve Stratejisi Esasları” TSSPSE, Türk Savunma Sanayiinde yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu dönem ülkemizin savunma sanayii altyapısının ve teknolojilerinin istenen düzeye ulaştırılması açısından yeni bir atılım dönemi olmaya adaydır. Bu kararname ile başlayan dönemde, eğer uygulama mevzuatı gerektiği gibi hazırlanır ve kurumsallaştırılabilirse, ülke, tarihindeki en büyük sanayileşme ve teknoloji edinme sürecine girecektir.

Dokümanın en önemli özelliği teknoloji odaklı olması ve ihtiyaç duyulan teknolojileri “milli olması zorunlu”, “kritik” ve “diğer” teknolojiler şeklinde gruplanmasıdır. Bu tanımlama, ülke için gerekli teknolojiler için, projeden projeye değişmeyen, kurumsallaşmış bir yaklaşımın ortaya konmasını sağlayacak olması açısından çok önemlidir. Ayrıca “Milli Olması Zorunlu” ve “Kritik” ihtiyaçların “Milli” gizlilik dereceli tesis güvenlik belgesine sahip yerli sanayi tesislerinde geliştirilip üretilmesi esası getirilerek, ülke açısından “Milli Olması Zorunlu” ve “Kritik” teknolojilerin edinilmesi süreci ve edinilen teknolojilerde sürekliliğin sağlanması garanti altına alınmıştır.

Yeni model, amacını açık bir biçimde ortaya koyarken, yabancı sektöre de açık ve dinamik bir savunma sanayii altyapısı isteğini de belirterek, ilkeli ama esnek bir yaklaşım ortaya koymuştur.”

Bütün bunlar, bundan sonra Türkiye’de ulusal teknolojinin gelişebileceğini, yabancı firmalarla rekabet edebilir büyük ve güçlü ulusal savunma sanayii firmalarının oluşabileceğini gösteren olumlu göstergelerdir.

3. Savunma Sanayii’ de ÇELİK

Eski insanlar çevresel etkenlerden korunmak amacıyla deri ve kürk gibi giysiler kullanmaktaydı. Düşmanlarından gelebilecek yaralanmalara karşı da bu giysilerin koruyucu avantajından faydalanmak gayet mantıklıydı. İlk başlarda av hayvanlarının derisinin işlenmesiyle elde edilen bu çift amaçlı giysiler, zaman içinde giderek gelişen saldırı silahlarına paralel olarak gelişmiş, yapımında kullanılan malzemeler bir hayli çeşitlilik göstermiş ve artık günümüzde “balistik koruyucu yelek” adı verilen özel amaçlı giysiler haline gelmiştir. Elbette ki zırh malzemelerinin kullanım alanı, insan vücuduyla sınırlı kalmamış; gerek sivil ve gerekse askeri amaçlı birçok kara, hava, deniz ve hatta uzay aracında yaygın kullanım alanı bulmuştur.

Günümüzde gerek sivil gerekse askeri platformda en yoğun tehdidi, modern ateşli silahlardan çıkan kinetik enerjili mermiler oluşturmaktadır. Bu mermiler geometrik, mekanik ve kinematik özellikleri açısından çeşitlilik arz etmektedir. Belirli bir hedefe yönelik dizayn edilen ve çalışma prensibi kinetik enerji mermilerinden bir hayli farklı olabilen özel tipte mermilerden de bahsedilmelidir. Merminin hedefe çarpmasıyla başlayan darbe sürecinin fiziksel karakteri: mermi ve hedefe ait özelliklerin kombinasyonuna bağlı olarak çeşitlilik arz etmektedir.

3.1. Balistik

Yer çekimi ve atmosferik şartlar altında ateşlenen veya itilen cisimlerin, özellikle de şarapnel (parçacık), mermi ve roketlerin hareketlerini inceleyen bilim dalına balistik denir. Balistik genelde dört kısma ayrılır. Bunlar:

3.1.1. İç Balistik:

Tozların yanması ile silah ya da roketteki gaz yayılması gibi olaylardaki termodinamik proseslerle ilgilenir.

3.1.2. Orta Balistik:

Parçacık ya da roketin, tüp veya fırlatma düzeneğini terk ederken ki davranışlarıyla ve meydana gelebilecek bozukluklarla ilgilenir.

3.1.3. Dış Balistik:

Parçacığın ya da merminin, roketin namlu ağzını veya fırlatma platformunu terk ettikten sonraki hareketleri ile ilgilenir.

3.1.4. Terminal Balistik:

Hedeflerine ulaşan parçacıkların etkileriyle ilgilenir.

Hedefin en etkili şekilde delinerek tahribatı, zırh delici kinetik enerjili mermiler ve çukur imlalı mermilerle sağlanır. Kinetik enerjili mermiler içinde patlayıcı madde bulunmaz. Merminin ucu, tungsten (W) ya da Uranyum (U) malzemeden sinterleme yöntemiyle elde edilir. Bu mermilerin hedefteki delme etkisi; mermi çapına, merminin enerjisine, merminin zırha vuruş açısına ve mermi ile zırh malzemesinin metalurjik yapısına bağlıdır.

Balistik koruma, vücut zırhları ve koruma seviyeleri ile ilgilenir. Aşağıda balistik koruma grupları verilmiştir.

3.2. Zırh Çelikleri

Eski adıyla MIL-A-12560 yeni açıklaması ile MIL-A-46177 standardında ve Brinell 380 metodu ile üretilmiş 230 milimetre kalınlığındaki haddelenmiş çeliğin (yoğunluk 7,8 t/m’3) dayanıklılığı NATO tarafından referans kabul edilmektedir. Daha yüksek dayanım için Brinell 500 ve Brinell 600 yöntemi tercih edilmektedir. Kara araçlarının zırhlandırılmasında gene olarak dışa sert içe yumuşak çelik uygulanmasıdır. Böylece ilk yüzey direnci alır ikinci yüzey enerjiyi emer. Açığa çıkan enerji daha az hasar verir.

3.2.1. Özellikleri

Zırh çelikleri, temel olarak düşük karbonlu alaşımlı çelik sınıfına girmekte olup; başlıca alaşım elementleri Cr, Ni, Mo ve Mn’dır. Yanda ABD Ordu Standartı’ na (MILSPEC) uygun olarak, en çok bilinen zırh çelik kalitelerinin kimyasal bileşimleri verilmiştir. MIL-A-12560 en popüler zırh çeliği kalitesi olup; “haddelenmiş homojen zırh çeliği (RHA)” olarak bilinir. MIL-A-46100 çelik kalitesi ise, MIL-A-12560’a göre daha yüksek sertliğe sahiptir.

Zırh çelikleri temel olarak düşük C (genelde %0,30 değerinden az) içermektedir. C içeriğinin düşük olması üretim kolaylığı yanında iyi tokluk, kaynaklanabilirlik ve darbe dayanımı gibi özelliklerin elde edilmesine imkan sağlamaktadır. Genel olarak incelendiğinde kinetik enerjili cisimlerin çarpma etkilerine karşı etkili bir koruma sağalayabilmeleri için zırh çeliklerinin yüksek sertliğe ve mukavemete olması gereklidir. Diğer yandan meydana gelen darbenin olumsuz etkisini bertaraf içinse, tokluk özelliğinin gelişmiş olması zorunludur. Böylece zırh çeliklerinde: bir yandan yüksek sertliğe ve mukavemete gereksinim duyulurken; aynı zamanda tersinir bir özellik olan tokluğun da muhafaza edilmesi gerekmektedir. Bütün bu özellikler, en uygun kimyasal bileşim-ısıl işlem kombinasyonunun belirlenmesiyle elde edilmektedir. Aşağıda zırh çeliklerinin bazı mekanik özellikleri verilmiştir.

Zırhlı araç yapımında kullanılan zırh çelikleri: balistik darbelere karşı yüksek direnç, üretim işlemlerinde kolaylık (ör: kesme, kaynak yapma, şekillendirme) ve iyi bir bakım davranışı çerçevesinde uzun kullanım ömrü (ör: yüksek yorulma direnci) gibi temel gereksinimleri karşılayacak mekanik özelliklere sahip olacak şekilde üretilmektedir. Gerek MIL-A12560 ve gerekse MIL-A-46100 kalitesinde, uygulanan ısıl işlem şartlarının değiştirilmesiyle özelliklerde belirgin değişiklikler elde edilmektedir. Ör: MIL-A12560 Class 1 için farklı levha kalınlıklarına göre sertlik değeri, 300-430 HB arasında değişmekte olup; mekanik şoka ve parçalanmaya dayanım özelliği geliştirilmiş Class 2’de ise sertlik değeri 280 HB’ye kadar düşmektedir. Buna karşılık Class 2’nin darbe dayanımı ise oldukça yüksek bir değer olan 40 J civarındadır. Benzer durum MIL-A-46100 kalitesi içinde geçerlidir. “Yüksek sertliğe sahip zırh (high hardness armor)” olarak adlandırılan bu kalite çelikte sertlik değerleri 500 HB’ye ve çekme dayanımları ise 1800 N/mm2 ’ye ulaşmaktadır.

3.2.2. Üretim

Zırh çeliklerinin üretiminde: ergitme-alaşımlama-sürekli döküm-sıcak haddeleme-ısıl işlem olarak özetlenebilecek bir teknik işlemler sırası izlenir. Bazik oksijen konverterinde ergitilmiş şarja temel alaşım elementleri olan Cr, Ni ve Mo’nin ilavesiyle alaşımlandırılmış malzeme, sürekli döküm yöntemiyle slab halinde katılaştırılır ve daha sonra istenen boyutlara sıcak olarak haddelenir.

Haddeleme sonrası istenen mukavemet-tokluk özellik kombinasyonunun elde edilmesine yönelik olarak: üretilen levhalar östenitleştirme, su verme ve temperleme kademelerinden oluşan bir ısıl işleme maruz bırakılarak nihai ürün haline getirilir. Günümüzde MIL-A-12560 kalite zırh çelik levha ticari olarak 300 mm, MIL-A-46100 ise 150 mm kalınlığa kadar üretilmektedir.

900-950 oC’de yapılan östenitleştirme işlemiyle çelik matriksi, hem C’ca ve hemde yapısında bulunan karbür oluşturucu alaşım elementleri ile doyurulmaktadır. Daha sonra uygulanan suda su verme işlemiyle mikroyapı, martenzitik bir karektere bürünmektedir. Su verme işlemi sonrası aşırı yükselen sertliğin giderilmesi ve uygulama için gerekli tokluğun kazandırılması için zırh çeliği, bir temperleme işlemine maruz bırakılır. Temperleme işlemi MIL-A-12560 için min. 580 oC’de, MIL-A-46100 içinse min. 180 oC’de gerçekleştirilir.

4. Savunma Sanayii’ de KOMPOZİT

İki veya daha fazla malzemenin, istenilen amaca yönelik olarak belli oran ve koşullarda bir araya getirilmesiyle elde edilen kompozit malzemeler, mukavemet/yoğunluk oranının yüksek olması nedeniyle yaygın kullanım alanı bulmaktadır. Düşük özgül ağırlıkları ile taşıtlarda yakıt ekonomisi, hız; taşınması gereken zırh, silah gibi askeri ekipmanlarda da taşıma kolaylığı ve buna bağlı olarak hareket kabiliyeti sağlamaktadır. Savunma sanayinde kompozit malzemelerin uygulama alanları, giderek artmaktadır. Uçak, helikopter gibi askeri hava taşıtlarında, tank, panzer gibi zırhlı araçlarda, askeri taşımacılıkta kullanılan ağır vasıtalarda, kurşungeçirmez yeleklerde, silah gövdelerinde kompozit malzemeler, gün geçtikçe daha fazla ve daha farklı uygulama biçimleriyle kullanılmaktadır. Son yıllarda gelişen teknoloji ile beraber ileri kompozitlerin savunma sanayindeki yeri ve uygulama alanları hızla artmaktadır. İleri kompozitlerin sıvı zırhlarda, insansız hava araçlarında, tank ve hava araçları zırhlarında, hava araçlarının kanat ve kuyruk elemanlarında ve iniş-kalkış pistlerinde kullanılması, savunma sanayinin gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadır.

Günümüzde uçak endüstrisinde, kompozit malzeme kullanımı % 30 oranlarına ulaşmıştır. General Dynamics firmasının ürettiği F-111’lerin (Şekil-1) gövdesinde bor-epoksi çifti, Northrop F5’lerin (Şekil-2) gövdelerinde grafit-epoksi çifti kullanılmıştır. Ayrıca Grumman F-14 ve McDonnellDouglas F-15’lerde kullanılan bor-epoksi, General Dynamics’e ait YF- 16’larda kullanılan karbon-epoksi esaslı kompozitler, örnek olarak verilmektedir. Alüminyum içine dizilmiş bor lifleri, 1000 °C üzerindeki sıcaklıklarda çalışan ve nikelalüminyum alaşımı içerisinde oluşturulmuş nikel-niobyum levhaları ile kuvvetlendirilen malzemeler, uçak sanayinde kullanılan diğer kompozit malzemelerdir.

Savunma sanayinde kullanılmak amacıyla üretilen kompozit malzemelerden beklenen özellikler, yüksek mukavemet/yoğunluk oranı, şekillendirebilme, elektriksel özellikler, korozyona ve kimyasal etkilere karşı mukavemet, renklendirilebilme ve titreşim sönümlendirmedir. Uçak helikopter gibi askeri hava taşıtlarının kanat ve kuyruk elemanlarında ve iniş-kalkış pistlerinde, egzoz flaplerinde, tank, panzer ve hava taşıtlarının zırhlarında, askeri taşımacılıkta kullanılan ağır vasıtalarda, vücut koruyucu hafif zırhlarda, kurşungeçirmez yeleklerde, silah gövdelerinde, sıvı zırhlarda, insansız hava araçlarında, otobüs, kamyon ve diğer askeri araç koltuklarında ve yanmaz askeri çadırlarda kompozit malzemeler tercih edilmektedir.

4.1. Sıvı Zırh

Geleneksel zırhlar katı formdadır. Sıvı zırhlar ise normal koşullar altında sıvı formdadır fakat vurulma anında sertleşir. Zırhın normal koşullarda sıvı olması, kişinin rahat hareket etmesini sağlar. Bu sıvı malzemelere, “kesme gerilmesi altında sertleşen” malzeme (Shear Thickening Fluid) denir. Koruyucu zırhlarda kullanılan bu sıvılar, kurşunun yanı sıra ok ve bıçak gibi darbelerde de koruyucu nitelik göstermektedir.

Ülkemizde, sıvı zırh konusunda çalışmalar bulunmaktadır. Sıvı zırhın pratikte kullanılmasına en büyük sorunu raf ömrü teşkil etmektedir. Bu nedenle, koruyucu özelliklerini kaybetmeyecek şekilde sıvı zırhın kullanım ömrünü uzatma konusunda çalışmalar devam etmektedir.

4.2. Tank ve Hava Taşıtları İçin Zırh

Kompozit malzemeler, askeri taşıtlarda ağırlığı azaltırken bekayı arttırır. 30 mm kalınlığında karbon fiber takviyeli kompozitten imal edilen bir uçak gövdesi, sert çelikten yapılmış gövdenin karşıladığı gibi gelen tehditleri karşılar ve çelikten yapılan bu gövdeye göre %10 daha hafif olmaktadır.

4.3. Askeri Taşıma Araçlarında Takviyelendirilmiş  Termoplastikler

Askeri taşıma araçlarında, ağır vasıtalarda çeşitli kompozitler uygulama alanı bulmaktadır. Bu kompozitlerden biri de sürekli fiber takviyeli termoplastiklerdir. Zemin ve yan paneller, bagaj, kompartıman, koltuk bileşenleri, kompozit malzemelerin giderek artan kullanım alanlarındandır. Şasi, süspansiyon, aktarma organları ve tekerlekler bir kamyonun ağırlığının %40’ını oluşturur ve tüm bunlar kompozit malzeme kullanımına potansiyel oluşturur. Kaporta, kapılar, tavan ve tamponlar kompozit kullanımına aday diğer yerlerdir. Askeri araçlarda koltuklar, taban panel bileşenleri, gövde panelleri, takviye yapılar, motor kaplamaları, tekerlek yuvaları, korkuluk ve çamurluklar ağırlığı azaltmak üzere kompozit malzemelerden faydalanılabilecek diğer kısımlardır.  Polimer matrisli kompozitler, askeri araçlarda yapısal olmayan kaporta parçalarında, tavan kaplamalarında kullanılır. Cam fiberpolipropilen (PP-GF), akü kutusu, motor kaplaması ve diğer görünmeyen parçalarda kullanılır.  Şaside çelik kullanımına alternatif olarak fiber takviyeli kompozit elemanlar kullanılmasıyla %12 ağırlık azalması sağlanabilir.

PP-GF dokuma ile düz bir taban ve bu tabana vakum ile ısıl şekillendirilen hiperbolik laminatın birleştirilmesi sonucu elde edilen form, termoplastik kompozit taban bileşeni imalatında kullanılır. Otobüs tabanında kullanılabilecek bu kompozit, geleneksel çelik-playvud kontraplak kullanımına göre %20 ağırlık tasarrufu sağlar.

4.4. Karbon Fiber Kompozit

Kuyruk Konisi Hafiflik, güçlülük, uçuş menzilinin ve yük kapasitesinin artması, hizmet süresinin uzun olması korozyon direnci, bakım onarım imkânı ve uygulamaya konulacak teknik yenilikler bakımından kompozit malzemeler, askerî ve sivil uçaklarda giderek artan oranlarda kanat, gövde, yatay/dikey dengeleyiciler, helikopter pervane ve milleri ve diğer bölümlerde yaygın olarak kullanım alanına girmişlerdir.

Kuyruk konisinin tasarımında optimum ağırlık ve eğilme özellikleri istenir. Bu sebeple yapının maruz kalabileceği maksimum yükler dikkate alınır. Buna bağlı olarak istenilen yükleme durumlarını karşılayabilecek malzeme ve tasarıma sahip kompozit kuyruk konisi üretilir.

4.5. Balistik Zırhlarda Kullanılan Kompozitler

Kevlar, 1972 yılında DuPont firması tarafından piyasaya çıkarılan ve aynı ağırlıktaki çelikten beş kat daha sağlam sloganıyla tanınan bir elyaftır. Kevlar yanmaya karşı dirençli olmakla beraber, erime ya da akmaya uğramamaktadır. Bu elyaf aynı zamanda, yüksek elastisite modülü, yüksek çekme gerilimi, kimyasallara karşı dayanıklılık, üst düzey ısıl özellik ve boyutsal kararlılık gibi avantajları sayesinde günümüzde birçok uygulamada yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu özellikleri sayesinde Kevlar, gemi inşası, basınçlı kaplar, spor ürünleri, ısıl dayanıklılık gerektiren iş kıyafetleri, yangın battaniyeleri, motosiklet ve uçak gibi araçlar için gerekli yüksek hız lastiği, konveyör kayışları ve hidrolik hortumları gibi birçok günlük uygulamanın yanı sıra kurşungeçirmez yelek ve kask imalatı, araç koruması ve stratejik ekipman kalkanı gibi hayati koruma gerektiren uygulamalarda da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

4.6. Askeri Helikopterlerde Kompozit Uygulamaları

Askeri helikopterlerde kompozit uygulamaları 1970’li yıllarda başlamıştır. Alüminyum alaşımlarına alternatif olarak kullanılması düşünülen kompozitlerle dayanımdan ödün vermeden helikopterlerin ağırlıklarının azaltılması hedeflenmiştir. Günümüze kadar olan süreçte, maliyet faktörü de en az performans kadar önem taşıdığından her iki malzeme grubunun da etkin bir biçimde kullanıldığını görmekteyiz. V22 Osprey ordu helikopterinin yapımında ağırlıkça %57 oranında başta karbon olmak üzere takviyelendirilmiş plastik malzeme kullanılmıştır. Takviyelendirilmiş plastikler yeni nesil tilt-rotor hava taşıtlarında daha da büyük rol alacaktır.

Gövdesinde kompozit kullanılan ilk helikopterlerden birisi de EH 101 Merlin modelidir. Bu modelin gövdesinde cam ve karbon fiber takviyeli plastik kullanılmıştır. Bu yapı ataklarda, normal uçuş ve alçalma anındaki gerilmelere dayanabilmektedir. Aynı gövdenin metalden üretilmesi, pek çok ek ve birleştirme elemanını gerektirmektedir. Ayrıca eşdeğer kompozit bir yapı, daha sağlam ve dayanıklı olmaktadır.

NH 90 askeri nakliye helikopterinin de gövdesinin ön kısmında karbon-epoksi kompozit kullanılmıştır. Genel olarak karmaşık şekilli olarak nitelendirilebilecek bu bölgede metal kullanımında gerekli olacak olan birleştirme ve eklemelere, kompozit kullanımı ile gerek kalmamıştır.  Avrupanın kullanıma giren en son askeri kargo uçağı A400M, %30 plastik malzeme kullanılarak üretilmişir.

4.7. Polimer Beton Kompozitler

Hızlı dayanım eldesi sağlayan polimer beton kompozit, kumsal ve sahil bölgelerdeki askeri uygulamalar için doğal ve sentetik reçineler kullanılarak geliştirilmiştir. Bu kompozit malzeme, karayollarının inşası ve onarımında, helikopter ve uçak pistlerinde, füze rampalarının koruyucularında, ordu tanklarının test yataklarında ve diğer askeri uygulamalarda askeri birliklerin çölde, kıyı ve yüksek rakımlı bölgelerde hareket kabiliyetini arttırmak için kullanılır.

4.8. Kompozit Panel Sistemler

Askerleri füze ve diğer balistik tehditlerden korumak için askeri çadırlara uygulanabilen kompozit panel sistemler, İleri Mühendislik Ahşap Kompozit Merkezi (Maine Üniversitesi, ABD) tarafından geliştirilmiştir. Modüler balistik koruma sistemleri, Amerikan ordu çadırlarına uygulanabilmektedir ve askerleri geçici karargâhlarda balistik saldırılardan korumak için tasarlanmıştır.

4.9. Kompozit Sigorta Röle Kutusu

     Askeri araçlarda kullanılmak üzere çok parçalı elektromekanik modüller, esasen cam fiber takviyeli poliamidden imal edilir. Sistem, bir adet motor bölmesinde ve bir adet de aracın içinde olmak üzere iki kutudan oluşur. Bu iki modül, aracı kısa devrelere karşı korurken araca gücü dağıtır ve aracın tüm elektronik sistemini merkezi olarak kontrol eder. Motor bölmesindeki kutu, kompleks bir şekle sahiptir. Tam boyutlu olarak imal edilen bağlantı levhası, bileşeni hafifleştirir. Mekanik zorlamalara karşı son derece dayanıklıdır; araca bağlamak için tek bir vida yeterli olmaktadır. Yapı aynı zamanda güç dağıtım modülü gibi fonksiyonel parçaları, herhangi bir vidalı bağlantı kullanmadan sabitlemek için çeşitli geçmeli bağlantılara ve tutma sistemine sahiptir. Motor bölmesindeki kutunun bu malzemeden yapılması halinde kimyasallara karşı yeterli direnç ve yeterli tokluk sağlanmış olur.

4.10. Kompozit Filtre Muhafazası

Geleneksel yöntemlerle dökme demirden imal edilen filtre muhafazası, yaklaşık 120 kg ağırlığında olmaktadır. Aynı parçanın kompozit malzemeden yapılarak ağırlığının 16 kg’a düşürülmesi hedeflenmiştir. Ayrıca kompozit malzeme kullanımıyla metal malzemeye göre korozyon direncinde önemli derecede iyileştirme sağlanacaktır. Bu parçanın imalatında epoksi reçine ve dört açılı cam fiber takviye kullanılmıştır.

4.11. Kompozit Askeri Tekneler

Bir takım görevleri yerine getirmek üzere 11 metre uzunluğunda kompozit askeri tekne üretilmiştir. Bu tekne, güçlü robüst yapı için ileri kompozit malzemeler kullanılarak imal edilmiş olup toplam ağırlığı önemli ölçüde azaltılmıştır. Ağırlığın azaltılması, doğrudan daha fazla taşıma kapasitesi ve hız demektir. Aynı zamanda korozyon direncini iyileştiren kompozit malzeme kullanımı, periyodik bakım maliyetlerini azaltmaktadır. Ayrıca imal edilen bu tekne, askeri taşıma teknesi veya devriye teknesi olarak konfigüre edilebilir. Üzerine hızlı bir şekilde bir dizi konuşlandırma yapılacak şekilde dizayn edilmiştir.

5. Savunma Sanayii’ de ALÜMİNYUM VE ALAŞIMLARI

Alüminyum ve alaşımları yüksek mukavemet özellikleri, hafiflikleri, iyi ısıl ve elektrik iletkenlikleri, korozyon dirençleri nedeniyle gıda, kimya, otomotiv, savunma sanayi, havacılık ve gemi inşa endüstrileri gibi birçok alanda, oldukça geniş bir şekilde kullanılmaktadır. Alüminyum alaşımları yüksek korozyon direncinin yanı sıra hafif ve mukavemetli yapısı sayesinde günümüz havacılık ve savunma sanayinde oldukça sık kullanılmaktadır. Alüminyumun mukavemeti çelikten daha düşük olsa da kesit arttırılarak çelikle eşdeğer mukavemet sağlanabilmektedir. Çoğu durumda çelikle aynı mukavemetteki alüminyum alaşım parçalar, çelikten daha hafiftir. Alüminyumun mukavemeti çeşitli alaşım elementleri ve ikincil işlemler (ısıl işlem, yaşlandırma, soğuk şekillendirme vb.) ile arttırılabilmekte ve kullanım amacına yönelik üstün malzemeler elde edilebilmektedir (İnce, 2014). Hafiflik, statik ve dinamik yüklere karşı yapısal bütünlüğün korunması amacıyla yüksek mukavemet, korozyon direnci ve termal kararlılık uzay/uçak sanayisinde kullanılan kompozitlerde arzu edilen en önemli mekanik özelliklerdir. Özellikle uçakların gövde, iskelet ve kanat sisteminde kullanılan yapısal parçalarda, sahip olduğu düşük yoğunluk, korozyona karşı kararlılığı ve ısıl işlemlerle birlikte mukavemetinde yapılan iyileştirmeler neticesinde alüminyum esaslı kompozitler uçak sektöründe yoğun bir biçimde kullanılmaktadır. Parçacık katkılı alüminyum metal matrisli kompozitler (Al-MMK) helikopterlerin pervane kanat kollarında, uçuş kontrol hidrolik manifoltlarında %40 SiC katkılı kompozitler başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. AA2024-T3 alaşımı uçak gövdesi yapı elemanı olarak kullanıldığında, kaynak bağlantılarında oluşacak çatlağın yayılması, yorulmadaki yüksek gerilimin azalması ve uç noktalardaki zararı minimum düzeye indirmesi nedeniyle tercih edilmektedir.

Alüminyum özgül ağırlığı 2,73 g/cm3 olan hafif bir metaldir. Paslanmaya ve korozyona dayanıklıdır.Safalüminyumhafifolmasınarağmenyumuşakvemukavemetiyeterikadarolmadığından başka elementlerle karıştırılarak elde edilmiş alaşımları kullanılır.

Alüminyumun ilk askeri kullanımı, 1892’de Fransız Hükümeti tarafından sipariş edilen torpido botları içindi. Birleşik Devletler Ordusu 1896 yılında alüminyum kazık ve çadır pimleri ve alüminyum kantinler satın aldı; Aslında Teddy Roosevelt, İspanyol-Amerikan Savaşı sırasında San Juan Tepesi’ne kadar ünlü yükte bir alüminyum kantin taşıdı. Ayrıca, 1890’larda, Birleşik Devletler Donanması 94-in satın aldı. Büyük bir montaj için muhtemelen bir gemi üstyapısı için geniş alüminyum levhalar. Birinci Dünya Savaşı, alüminyuma çeşitli şekillerde ve çeşitli askeri uygulamalara acil ihtiyaç duydu. Demir ve çelikte sıkıntı yaşayan Almanya, ordu tanklarında ve endüstriyel makinelerde alüminyum istihdam etti. İkinci Dünya Savaşı, savaş gemilerindeki yapısal, işlevsel ve personel ekipmanlarında birçok deniz kullanımı ekledi. Diğer önemli askeri uyarlamalar köprüler ve pontonlar, telsiz setleri, hava taşımacılığı için yakıt varilleri, uçak iniş paspasları ve projektörlerdi. Birçok askeri tasarım ve malzeme nispeten istikrarlı olmasına rağmen, özellikle savaş ekipmanlarında inovasyon yönünde güçlü bir eğilim vardır. Bu nedenle, burada açıklanan birçok ürünün kısa sürede değiştirilmesi muhtemeldir. Askeri güvenlik kısıtlamaları veya nihai seçimlerle ilgili belirsizlik nedeniyle tasarım ayrıntıları ve geliştirme aşamasındaki uygulamaların çoğu atlanmıştır.

Titanyum ve alüminyum alaşımlı malzemeler savunma sanayisi için kullanılan en yaygın metal zırh malzemeleridir. Bu malzemelerin sertlik değerleri oldukça yüksek seviyelere kadar çıkmaktadır. Yüksek malzeme yoğunluğu kullanımlarını sınırlandırmakla birlikte, çoklu vuruş performansı, düşük kalınlıkvebirimmaliyetiaçısındanbumalzemeleravantajlıolabilmektedir.

Alüminyum alaşımlar düşük yoğunluk, yüksek yapısal mukavemet ve enerji emiş kapasitesi özellikleri nedeniyle hafif zırh tasarımında çoğunlukla kullanılmaktadır. Alüminyumun ön plana çıkan bir diğer özelliği ise kolay şekil verilebilmesidir.

5.1. Zırhlarda Alüminyum

Savaş araçlarının askeri gereksinimleri zırh için özelliklerini belirler. 5xxx serisi gerinim sertleştirilebilir alaşımlar bugüne kadar üretilen tüm alüminyum askeri araçlarda kullanılmıştır. Bu alaşımların haddelenmiş homojen çelik zırhlara göre balistik değeri etki açısına göre değişir. 7xxx serisi ısıyla işlenebilir alaşımlar, her açıdan gelişmiş koruma sağlar. Belirli bir koruma seviyesi için minimum ağırlık hareketlilik için gerekli olduğundan, alüminyum zırh savaş araçlarında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Zırh malzemesinin nihai seçimi, balistik kriterler dışındaki gereksinimlere de bağlıdır. Araç uygulamaları için, kaynaklanabilirlik birincil ihtiyaçtır, çünkü en ekonomik olarak kaynak, amfibi operasyon için gerekli yapısal bütünlüğü ve su geçirmezliği üretir. Mağaza üretimi için tatmin edici işlenebilirlik ve şekillendirilebilirlik gereklidir. Güç, hava koşullarında karşılaşılan şoklar ve kros operasyonu da dahil olmak üzere hizmet streslerine direnmek için yeterli olmalıdır.

Tamamlanan araçlar, aşırı sıcaklık (-80 ila 165 ° F) ve nem koşulları altında uzun süre kullanılabilir veya saklanabilir. Operasyonlar aynı zamanda aşındırıcı sulardaki hareketleri de içerir. Zırh malzemesi, mekanik ve balistik özelliklerini korumalı ve bu koşullar altında korozyona direnmelidir. Alüminyum alaşımlı zırh gerekli özellikleri sağlar.

Alüminyumun çelik üzerine sunduğu diğer avantajlar, eşit koruma için düşük sıcaklıklarda gevrekleşmekten ve daha kalın bölümlerden kaynaklanan daha fazla sertliktir. Çeliğin dokuz katına kadar artan sertlik, genellikle ikincil yapısal desteğe olan ihtiyacı ortadan kaldırır.

Alüminyum alaşımlı zırhın üretim şekilleri haddelenmiş levha, ekstrüzyon ve dövmelerdir. Gerinim sertleştirmesi ile geliştirilen balistik özelliklere sahip alaşımlar için kullanım öncelikle haddelenmiş levha şeklindedir.

Etkin bir şekilde kaynak yapılabilen ısıyla işlenebilir alüminyum alaşımları, kaynaklanabilir zırh olarak geliştirilmekte ve bu da daha fazla dövme ve ekstrüde zırh bileşenlerinin kullanılmasını mümkün kılmaktadır.

Dökme alüminyum zırh bileşenleri, balistik performans dışındaki gereksinimlerin, dövme zırh için gerekli olanlardan daha kalın kesit kalınlıkları gerektirdiği uygulamalar için tanıtılmaktadır.

5.2. Askeri Araçlarda Alüminyum

Alüminyumun son birkaç on yıl içinde askeri araçlarda büyük oranda artması, gelişmiş araç hareketliliği, “yüzebilirlik”, hava taşınabilirliği, artan taşıma yükü ve bakım kolaylığı için azaltılmış ağırlık gereksinimlerinden kaynaklanmıştır. Alüminyum konstrüksiyonda birçok başarılı, ekonomik, ticari karayolu aracı hizmet tarafından kullanılmıştır. Bununla birlikte, çoğu savaş ve taktik araçta sivil meslektaşları yoktur ve alüminyum bileşenleri askeri hizmet için özel olarak geliştirilmiştir.

Özel amaçlı tekerlekli araçlar, standart ticari işlevlerin dışında standart askeri işlevlere veya özelliklere sahiptir.

Minuteman füze taşıyıcısı, tek amaçlı karayolu taşıtlarının gösterimidir. Alüminyum bileşenleri şunları içerir: 2024-T6 alaşımlı dövme disk tekerlekleri; 2014-T6 dövme ön göbekler, beşinci teker kontrol kolları ve çapraz destekleri ve tandem aks takımlarındaki ekolayzır kirişleri; Römork çerçevesi çapraz montaj arka menteşe yapısında ve çeşitli süspansiyon sistemi braketlerinde 6061-T6 plaka ve çubuk stok bağlantıları; Yardımcı şanzıman ve benzin tankları için 220- T4 alaşımlı kum döküm destek braketleri; kaynaklı 5052 sayfalık benzin tankları; ve 1100 alaşımlı lehimli boru ve kanat radyatör.

Araçtaki kaynaklı montajlar, kaynaklandıktan sonra ısıl işlemden geçirilir. Mukavemet gerekliliklerinin izin verdiği yerlerde, işlem T4 tavında kaynaklanmış yapay olarak yaşlanan malzeme ile sınırlıdır. Bununla birlikte, birçok durumda, 0 veya F temperindeki stok kaynaklanır ve tertibat tamamen ısıl işleme tabi tutulur.

Hazırlanmış yüzeylerde kullanım için başka bir tek amaçlı araç olan ayarlanabilir yükseklikte uçak yükleme treyleri, dövme 2014-T6 çalıştırma kirişleri ve birkaç ekstrüde 6061-T6 parçası kullanır. Bu araç sınıfındaki diğerleri, nükleer mühimmat için basit, dört tekerlekli römorklardır. Bunlar öncelikle 6061-T6 dövmeler, 5083 ekstrüzyonlar ve A356-T6 dökümlerden yapılmıştır.

Engebeli araziler için hafif bir silah taşıyıcısı olan M-I02 trail-gun tipi 105 mm obüs neredeyse tamamen alüminyumdan imal edilmiştir. 5086-H32 levha ve 5086-H112 ekstrüzyonlarının kaynaştırılmış kaynaklı kutu bölümleri, parkur, gövde ve taban montajlarında yapısal verimlilik ve düşük ağırlık sağlar. Beşik yapısındaki gibi çeşitli fonksiyonel ekstrüde edilmiş tüpler 5086-H32 alaşımıdır. Dövme 7075-T6 ve 7079-T6 yapısal braketler muylu ve yatağı destekler; toprak kazıkları 7075-T6 dövme, aşınma direnci için sert eloksal; tekerlek poyraları A356-T61 dökümlerdir. Brüt ağırlığı yaklaşık 1,6 ton olan M-102, bugüne kadar tasarlanan en hafif 105 mm geleneksel toptur. Maksimum taktiksel etkinlik için helikopterle nakliye, hafifliğinin olağandışı avantajını kullanır.

Hafif kamyon tasarımlarından oluşan bir aile olan XM-561, XM-410 ve XM-656, geleneksel grubun yerini aldı; kapasiteler 11/4 ila 5 ton arasında değişmektedir. Maksimum mobilite ve hava taşımacılığı için kros kabiliyeti ve hafifliğinin birleşik hedefleri verimli yapısal tasarım gerektirir.

XM-656, 6061-T6 alüminyum levha ve kabin, kargo gövdesi ve kabin arkası sert üst düzeneğinde ekstrüzyonlar kullanan geleneksel şasili 5 tonluk, 8×8 bir kamyon. Dövme 2014-T6 alaşımlı kollar, akslar ve çerçeve arasında ileri ve geri itme taşır. Tekerlek göbekleri ya 356-T71 alaşımı döküm ya da 2014-T6 dövme. Güç aktarma organı, transfer kutularında 356-T6 dökümler ve diferansiyel durumlarda 356-T71 dökümler içerir.

M-116 genel amaçlı paletli lojistik aracı, esas olarak ekstrüde alüminyum bir çerçeve üzerinde 5086-H34 levhadan kaynaklanmış, kaynak, perçinler ve cıvatalarla birleştirilmiş hafif (5.5 ton) bir tasarıma sahiptir. Palet bantları üzerindeki çekilmiş 2024-T4 plaka tekerlekleri ve 6062- T6 ekstrüde sıkıştırma plakaları mevcut hafif paletli araçların karakteristiğidir.

Earthmovers. Savaş veya lojistik dışındaki askeri paletli araçlar çoğunlukla hafriyatçıdır. Tipik olarak, alüminyumun genellikle enerji santrali uygulamaları ile sınırlı olduğu ticari buldozerdir.

Alüminyum konstrüksiyonlu amfibi araçlar arasında LARC (daha hafif, amfibi, ikmal, kargo) grubu ve gemiden kıyıya operasyon için genel hizmet aracı olan Donanma LVH (iniş aracı, deniz otobüsü) yer alır. Ayrıca Ordu MFAB taktik köprüsü ve feribot dahildir.

Donanma LVH, tekerlekli bir kargo veya genel amaçlı hidrofil tekne. Geri çekilebilir tekerlekler, folyolar ve pervane ile LARCS’den farklıdır. Yüksek hız ve verimli performans, gelişmiş yapısal ve hidrodinamik tasarım ve alüminyumun yoğun kullanımı ile elde edilir. H112 ve H113 temperlerindeki 5083 alaşımdan yapılan levha, plaka ve ekstrüzyonlar, gerilmiş bir cilt gövdesi ve üst yapı oluşturmak için kaynak yapılır. Folyolar, 5083 ekstrüzyon ve tüpün içi boş kaynaklı montajlarıdır. Dövme 2024- T6 jantlar, döküm 356- T6 güç aktarma organları ve turboşaft motorundaki normal dökümler, dövme parçalar ve kaynaklamalar diğer alüminyum uygulamalardır. 40 mil / saate kadar olan arazi ve su hızları, bir amfibiyedeki en yüksek hızlardır.

Ordu mobil yüzer saldırı köprüsü (MF AB), dönebilen bir “karayolu” üst yapısına sahip eşsiz bir tekerlekli teknedir. MFAB kendini fırlatabilir ve diğer araçları feribot edebilir veya geleneksel tarzda yüzen bir köprü oluşturabilir. Gövde ve güverte, 2117 veya 6061 perçin kullanılarak çerçeve içinde 6061-T6, 2014-T6 veya I5456 alaşımlı ekstrüzyonlara kaynak veya perçinlenmiş 5456-H343 levhadır. Yol 12 inçten oluşmaktadır. Geniş 2014-T6 ekstrüde şekillerden kaynaklı kirişler boyunca serilen geniş nervürlü 2014-T6 ekstrüzyonları.

5.3. Mühimmatlarda Alüminyum

Düşük maliyet ve eşit veya daha iyi performans, mermiler (hem kartuşla fırlatılan hem de roketle fırlatılan), kartuşlar, mayınlar, bombalar ve bileşenleri gibi parçalar için son yıllarda alüminyum kullanımının artmasına neden oldu.

Alüminyum kullanan en küçük mermiler, geleneksel 20 mm’lik raundun birkaç çeşididir. Bunlar, 2024-T4 çubuk veya çubuktan işlenmiş konik bir alüminyum burunluğa sahiptir. İki 40 mm’lik mermi modeli, 6061-T4’ün işlenmiş boru şeklindeki eteğine sahiptir.

Aşırı hassasiyetle boyutlandırılan alüminyum bileşenler (finiş işleme için bile normalden daha düşük toleranslara sahip “net” dövmeler), seri olarak üretilen bazı mühimmat öğeleri için ekonomiktir.

Alüminyum kullanan silahlar ve fırlatıcılar , Pershing sisteminin ekipmanını taşımak için kullanılan M-474’ün üst yapısına kadar uzanır.

5.56 mm’lik bir deliğe sahip M-16’nın bir modeli, birkaç küçük parçaya ek olarak 7075-T6 üst ve alt alıcıları dövme etti. M-14 standart otomatik tüfek, hem hafif hem de sert, dayanıklı bir anodik kaplamayı kabul etme kapasitesi için 7075-T6 alın plakası grubunu kullanır. M-60 makineli tüfek, aşırı ağırlığın aşırı önlenmesine yardımcı olan bipod gibi birkaç küçük alüminyum parçaya sahiptir.

M-72 geri tepmesiz roketatar LAW (hafif tanksavar silahı) 6061-T6 darbeli ekstrüde hazneye sahiptir. II. Dünya Savaşı “Bazuka” bir varyasyonu, roket ile eksiksiz taşınır, bir kez ateş ve atılır. Bu nedenle, düşük maliyet esastır. Nakliye konteynerinin bir parçası olarak ve roketi ateşlemek için bir varil olarak kullanılan bir alüminyum darbe ekstrüzyonu, düşük ağırlığı ve maksimum ağırlığı 4,5 lb sınırının altında tutmaya büyük katkıda bulunur. Aynı sebeplerden ötürü basınçlı döküm 380 alaşımlı ateşleme pimi yuvası kullanılır.

     Torpidolar ve Madenler. Torpidolar yaygın olarak hizmet ömürleri boyunca çeşitli uygulama ateşlemelerine maruz kalırlar. Pratik çalıştıktan sonra yüzmeye ve toparlanmaya izin vermek için hafif bir net pozitif yüzdürme ile tasarlanmıştır.

Torpido mermilerine veya makinelere kaydedilen ağırlık, enstrümantasyon veya yük olarak eklenebilir. Alüminyum, Mark 37, 44, 45, 46 ve 48 torpidolarda kilo vermek için yoğun olarak kullanılmaktadır. Ürünler modele göre değişir, ancak alüminyum-silikon alaşımlı dökümler en çok dış muhafazalar (kıç, merkez ve burun bölümleri), pervaneler, örtü halkaları vb.

5.4. Diğer Askeri Teçhizatlarda Alüminyum

Köprüler ve elektronik donanımlar, alüminyumun yoğun şekilde kullanıldığı diğer askeri ekipmanlara tipiktir. II.Dünya Savaşı’nda tasarlanan ve halen üretim ve kullanımda olan bir ponton köprüsü, çoğunlukla 2014-T6 alaşım ekstrüzyonlarından inşa edilmiştir. Montaj, özellikle üst ağın yolu oluşturduğu ekstrüde kanallardan yapılmış boru şeklindeki kirişlerin nötr eksenleri boyunca önemli miktarda kaynak içerir. Araçların çekişini artırmak için, yol yüzünde uzunlamasına ekstrüde ve enine presle oluşturulmuş çöküntüler bulunur.

Üstyapıda 2014-T6 ve 6061-T6 alaşımlarının ekstrüzyonlarını ve plakalarını kullanan bir yaya köprüsü de dahil olmak üzere başka birçok alüminyum ponton köprüsü de hizmet vermektedir. Ponton 6061-T6 alaşımından imal edilmiştir.

Zırhlı araçla çalıştırılan (AVL) köprü, askeri köprülemenin artan hareketliliğini göstermektedir. Bu alüminyum ve çelik yapı, modifiye edilmiş bir tankın önüne bağlanır, aracın üstüne binmek için katlanır ve personeli maruz bırakmadan hidrolik olarak çalışır. Alüminyumun yüksek mukavemet-ağırlık ve sertlik-ağırlık oranları maksimum taşınabilirlik ve mobiliteye önemli ölçüde katkıda bulunur.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Mühendis Gelişim Topluluğu tüm faaliyetlerini gönüllü olarak sürdürmektedir.Lütfen bize destek olmak için reklam engelleyicinizi kapatın.